Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması Davası Şartları
Boşanma kararıyla bağlanan yoksulluk nafakası kanunda süre sınırı olmadan düzenlenmiştir; ancak bu, nafakanın hiçbir koşulda sona ermeyeceği anlamına gelmez. Kanun, bazı durumlarda nafakanın kendiliğinden kalkacağını, bazı durumlarda ise mahkeme kararıyla kaldırılabileceğini öngörür. Bu yazıda yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının şartlarını, ispat yollarını ve süreçte dikkat edilmesi gerekenleri anlatıyoruz.
Yoksulluk Nafakası Hangi Hallerde Sona Erer?
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 176. maddesi, aylık (irat biçimindeki) nafakanın sona ermesini iki farklı yolla düzenler.
Kendiliğinden kalkma halleri
- Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi,
- Taraflardan birinin ölümü.
Bu hallerde nafaka, ayrıca bir karar verilmesine gerek olmadan kendiliğinden sona erer. Ancak nafaka icra takibi yoluyla tahsil ediliyorsa, durumun nüfus kayıtlarıyla icra dairesine bildirilmesi ve takibin buna göre sonlandırılması gerekir.
Taraflardan birinin ölümüyle nafaka yükümlülüğü ileriye dönük olarak sona erer ve mirasçılara geçmez. Bununla birlikte ölüm tarihine kadar birikmiş ve ödenmemiş nafaka alacakları ortadan kalkmaz; bu alacakların tahsili, ilgili tarafın terekesi üzerinden gündeme gelebilir. Benzer şekilde yeniden evlenme tarihine kadar ödenmemiş nafaka da alacak olarak varlığını korur.
Mahkeme kararıyla kaldırılma halleri
- Nafaka alacaklısının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması,
- Nafaka alacaklısının yoksulluğunun ortadan kalkması,
- Nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi.
Bu hallerde nafaka kendiliğinden kalkmaz; nafaka yükümlüsünün kaldırma davası açması ve mahkemenin bu yönde karar vermesi gerekir.
Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması İçin Aranan Şartlar
Fiilen evliymiş gibi yaşama
Nafaka alacaklısının resmi nikah olmadan bir başkasıyla aynı evde, karı-koca gibi sürekli bir birliktelik sürdürmesi bu kapsamdadır. Geçici görüşmeler ya da arkadaşlık ilişkisi genellikle yeterli sayılmaz; birlikteliğin sürekliliği ve evlilik benzeri bir yaşam düzeni ortaya konmalıdır.
Yoksulluğun ortadan kalkması
Nafaka alacaklısının düzenli ve sürekli bir gelir elde etmeye başlaması, miras yoluyla mal edinmesi veya emekli aylığı almaya başlaması bu kapsamda değerlendirilebilir. Mahkeme, yeni gelirin kişiyi yoksulluktan kurtaracak düzeyde olup olmadığına bakar. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre asgari ücret düzeyindeki gelir, kişinin yoksul sayılmasına engel olmayabilir; bu durumda nafaka kaldırılmak yerine azaltılabilir. Konunun ayrıntıları için geliri olan kadının yoksulluk nafakası yazımıza bakabilirsiniz.
Haysiyetsiz hayat sürme
Nafaka alacaklısının toplumun genel ahlak anlayışına açıkça aykırı ve süreklilik gösteren bir yaşam sürdürmesi bu kapsamda değerlendirilir. Bu sebep, kişisel hayata ilişkin olduğundan somut ve güvenilir delillerle ispatlanmalıdır.
Kaldırma Yerine Azaltma Talebi
TMK 176. madde, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde nafakanın azaltılmasına da imkân tanır. Nafaka yükümlüsünün işini kaybetmesi, emekli olarak gelirinin düşmesi, ağır bir hastalık geçirmesi ya da yeni bir aileye bakmakla yükümlü hale gelmesi gibi durumlar azaltma talebinin dayanağı olabilir. Uygulamada kaldırma talebiyle birlikte, kabul edilmemesi halinde azaltma talebinde bulunulması sık görülen bir yöntemdir.
Mahkeme Kaldırma Talebini Nasıl Değerlendirir?
Mahkeme, nafakanın bağlandığı tarihteki koşullar ile dava tarihindeki koşulları karşılaştırır. Nafaka kararı verilirken bilinen ve dikkate alınmış bir durum, sonradan kaldırma sebebi olarak ileri sürülemez. Örneğin boşanma sırasında zaten asgari ücretle çalışan ve buna rağmen nafaka bağlanan eşin aynı işte çalışmaya devam etmesi, tek başına yeni bir durum sayılmaz.
Değerlendirmede gelirin sürekli olup olmadığı da önemlidir. Kısa süreli, dönemsel veya belirsiz işlerden elde edilen gelirler, yoksulluğun kalıcı olarak ortadan kalktığını göstermeyebilir. Mahkeme ayrıca nafaka alacaklısının yaşını, sağlık durumunu, bakmakla yükümlü olduğu kişileri ve günün ekonomik koşullarını birlikte göz önünde bulundurur.
Dava Süreci ve Görevli Mahkeme
Yoksulluk nafakasının kaldırılması davasını nafaka yükümlüsü açar. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla davaya bakar. Eskişehir’deki aile mahkemelerinde de bu davalar sıkça görülmektedir. Dava için kanunda belirli bir süre öngörülmemiştir; kaldırma sebebi ortaya çıktığında dava açılabilir. Bu uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuğa tabi değildir.
Mahkeme genellikle tarafların sosyal ve ekonomik durumunu kolluk aracılığıyla araştırır, SGK ve tapu kayıtlarını getirtir ve tanıkları dinler. Kararın hangi tarihten itibaren hüküm doğuracağı ve kesinleşmenin ödemeler üzerindeki etkisi somut dosyaya göre önem taşıdığından bu husus dava sırasında ayrıca değerlendirilmelidir.
İspat ve Deliller
Kaldırma sebebini ispat yükü davayı açan nafaka yükümlüsündedir. Sık kullanılan deliller şunlardır:
- SGK hizmet dökümü, maaş veya emekli aylığı kayıtları,
- Tapu, araç ve banka kayıtları; miras yoluyla edinilen mallar,
- Adres kayıtları, kolluk araştırması ve komşu beyanları,
- Birlikte yaşandığını gösteren fotoğraf ve sosyal medya paylaşımları,
- Durumu bilen tanıkların beyanları.
Delil toplarken kişinin özel hayatına hukuka aykırı biçimde müdahale edilmemelidir. Gizli takip, izinsiz kayıt gibi yollarla elde edilen deliller mahkemece dikkate alınmayabileceği gibi ayrıca hukuki sorumluluk doğurabilir.
Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
- Ödemeyi kendiliğinden kesmeyin: Mahkeme kararı olmadan nafakanın ödenmemesi icra takibine ve nafaka borcunu ödememe nedeniyle tazyik hapsi gibi yaptırımlara yol açabilir.
- Yeniden evlenmede belge sunun: Alacaklı yeniden evlenmişse nüfus kaydı icra dairesine sunulmalıdır.
- Koşulları belgeleyin: Gelir değişikliklerini gösteren belgeleri düzenli olarak saklayın.
- Kaldırma ile azaltma arasındaki farkı gözetin: Gelirde kısmi bir artış varsa kaldırma yerine azaltma talebi daha gerçekçi olabilir.
Sık Sorulan Sorular
Eski eşim işe girdi, nafakayı ödemeyi bırakabilir miyim?
Hayır. İşe girme nafakayı kendiliğinden kaldırmaz. Kaldırma veya azaltma davası açmanız ve mahkemenin karar vermesi gerekir. Bu süreçte nafakanın ödenmesine devam edilmelidir.
Eski eşim biriyle birlikte yaşıyor, nafaka kaldırılır mı?
Birlikteliğin sürekli ve evlilik benzeri bir yaşam düzeni olduğu ispatlanırsa nafaka mahkeme kararıyla kaldırılabilir. Geçici görüşmeler genellikle yeterli sayılmaz.
Emekli oldum, gelirim azaldı; nafaka azaltılabilir mi?
Gelirinizdeki azalma, hakkaniyet ölçüsü içinde nafakanın azaltılması için dava sebebi olabilir. Mahkeme her iki tarafın güncel durumunu birlikte değerlendirir.
Nafaka alacaklısı yeniden evlenirse ne yapmalıyım?
Yeniden evlenme halinde nafaka kendiliğinden kalkar. Nafaka icra takibine konu edilmişse evlenmeyi gösteren nüfus kaydını icra dairesine sunarak takibin buna göre işlem görmesini sağlamanız gerekir.
Kaldırma davası reddedilirse yeniden dava açılabilir mi?
Ret kararından sonra koşullarda yeni bir değişiklik ortaya çıkarsa, bu yeni duruma dayanarak tekrar dava açılabilir. Ancak önceki davada incelenip reddedilen aynı olgulara dayanarak yeniden dava açılması kesin hüküm nedeniyle sonuç vermez.
Bu yazı Av. Musab Tayyib Altınkaynak tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut olaylar için hukuki görüş yerine geçmez. Son güncelleme: Ekim 2026.
Hukuki danışmanlık ve randevu
Benzer bir uyuşmazlık için online randevu formunu kullanabilir veya Google İşletme Profilimiz üzerinden büromuza ulaşabilirsiniz.
İlgili hukuki destek
Bu konuda hukuki danışmanlık için Eskişehir boşanma avukatı sayfamızı inceleyebilir veya online randevu alabilirsiniz.
Benzer yazılar

